Müptela Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müptela Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2023 Pazar

Ayşegül Çiçekoğlu - Pembe Begonvilli Ev


Seri: Yok

Basım Tarihi: Ocak, 2023

Sayfa Sayısı: 440

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Kader dediğimiz, atalarımızın yarım kalmış hayatlarının gelecek kuşaklarda tamamlanmasıdır belki de.

Eleni, 1920’li yıllarda doğduğu topraklardan Girit’e göçmek zorunda kalan büyük büyükannesinin doğduğu evi almak için geldiği Ege’nin küçük kıyı köyünde işinin hiç de kolay olmadığını anlayacaktır.
Geçen yıllar içinde küçük köy büyümüş, turizmin merkezi olmuştur. Evin bulunduğu arazi büyük bir inşaat firmasına aittir ve firmanın sahibi İskender bu evi evleneceği kadınla oturmak için kendisine ayırmıştır.

Onu ikna edemeyeceğini anlayan Eleni hayal kırıklığı içinde Girit’e döner. Ama kaderin farklı bir oyunu vardır ve tüm umutlarını yitirdiği anda eve sahip olmasının yolu açılır. Beraberinde, Eleni’nin ailesindeki dört kuşak kadının kaderlerini buluşturan sırlarla dolu bir hikâye açığa çıkar.

Yıllardır yaşadığı topraklardan bir gecede hiç bilmediği topraklara savrulan insanlara, hasrete yazgılanan, yarım kalmış hayatlara dair dokunaklı bir aşk öyküsü…

Ayşegül Çiçekoğlu “Pembe Begonvilli Ev”de Ege’nin iki yakasını buluşturan unutulmaz bir hikâyeye ortak ediyor bizleri.

Ayşegül Çiçekoğlu - Hayat İncitir Herkesi


Seri: Yok

Basım Tarihi: Mayıs, 2022

Sayfa Sayısı: 480

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Modern zaman masallarının usta kalemi Ayşegül Çiçekoğlu’ndan yüreğinize yer edecek, sarsıcı bir aşk hikâyesi.

Sürprizlerle dolu bir yolda karşılaşılan yakıcı bir aşk…

Ve ortaya çıkmak için bu aşkın doğmasını bekleyen geçmişte saklı kaldığına inanılan sırlar.

Egemen ve Mina, hayatlarını kesiştiren sırlar anlatılmaya başlandığında zorlu bir sınavla karşı karşıya kalırlar. Hayat, zamanın bir bölümünde incitmiştir herkesi. Ancak incindiğimiz yeri kesip atmak da incindiğimiz yerden çiçekler açıp yeniden filizlenmek de elimizde değil midir? Acaba Egemen ve Mina bu durumda hangi yolu, nasıl ve neden seçecekler? Gerçeğin dev dalgalarına teslim mi olacaklar yoksa aşkın iyileştirici gücüne sığınıp ayakta mı kalacaklar…

Sayfaları merakla çevirirken duygudan duyguya sürükleneceksiniz.

Ayşegül Çiçekoğlu’nun, kahramanları sayfalardan çıkarıp artık ailenizden biri gibi hissettiren, onları unutulmaz kılan bir yeteneği var. Kalemden hayatlar yazmakla kalmıyor, onlara birer beden, can ve ruh verip bir de bize arkadaş ediyor.

17 Kasım 2021 Çarşamba

Meral Kır – Sancaktarlar Serisi 2 – Aşkı Seçtim



Seri: Sancaktarlar Serisi 2

Basım Tarihi: Kasım, 2014 (Müptela)
2017 (Aspendos)

Sayfa Sayısı: 409 (Müptela
388 (Aspendos)

Yayınevi: Müptela, Aspendos

Konusu:

Geçmişte yaptıkları hatalardan ders alan Asya Sancaktar ve Doruk Akman’ın tek solukta okuyacağınız hikâyesinde, hem çok gülecek hem de çok üzüleceksiniz.

Çocuklarıyla beraber kendine yepyeni bir dünya kuran Asya, iki yıl sonra Doruk’un Amerika’dan geri dönmesiyle en başa döndüğünü hissediyordu. Ancak bu defa kararlıydı; aşka bir kere teslim olmuştu, aynı şeyleri kendine yeniden yaşatmayacaktı!

Asya’ya hâlâ delicesine âşık olan Doruk, kaybettiklerini geri almak istiyordu fakat hiçbir şey istediği gibi ilerlemiyordu. Asya’nın inatçılığına rağmen vazgeçmiyor, Asya ve çocuklarıyla mutlu bir aile olmak istiyordu. Tam bir kez daha denemeyi düşündüğü anda başlayan olaylar zincirinin hızına yetişmeye çalışırken, kızları Yaren’in kaçırılmasıyla her şey alt üst olur!

Meral Kır – Sancaktarlar Serisi 1 – Aylardan Aşk



Seri: Sancaktarlar Serisi 1

Basım Tarihi: Haziran, 2014 (Müptela)
Ocak, 2017 (Aspendos)

Yayınevi: Müptela, Aspendos

Sayfa Sayısı: 592 (Müptela)
564 (Aspendos)

Konusu:

Zengin Sancaktar Ailesi’nin en küçük çocuğu olan Tanem için hayat oldukça sıradandı. Arkadaşları ve ailesinin her zaman yanında olduğu Tanem’in tek gayesi işinde ilerlemekti, ta ki katılmak için gittiği, ama katılmadığı o toplantı sonrası geçirdiği trafik kazasına kadar…

İki yıl boyunca uyuyan Tanem uyandığında, hafızasını kaybetmiş ve yanında doktoru Yağız’ı bulmuştu. Ailesi ve geçmişine dair, özellikle bir şeyleri hatırlamak istemiyor, bir şeylerden kaçıyordu sanki. Yağız, uyutulduğu esnada kendisini zehirlemek isteyen esrarengiz kişiden de haberi olmayan Tanem’e hem yakınlık duyuyor hem de Tanem’in geçmişinde ne olduğunu ve onu kimin öldürmek istediğini bulmaya çalışıyordu.

Diğer taraftan Tanem’den uzak durmaya çabalıyor, adeta onunla savaşıyordu.

Acaba Yağız, Tanem’le ilgili gerçekleri öğrenebilecek miydi ve daha önemlisi Tanem’in aşkına karşı koyabilecek miydi?

Ayşegül Çiçekoğlu - Günebakan


Seri: Yok

Basım Tarihi: Ekim, 2021

Sayfa Sayısı: 419

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Aidiyet de hayalleri de insanı hayata bağlayan güçlü duygulardandır. Hayat dolu olan İpek, tutkuyla bağlı olduğu topraklarda tüm ömrünü burada yaşamanın hayalini kurarken yıllar sonra çiftliğin sahibinin hiç görmediği kızı ve çocukları geri döndüğünde çiftlik hayatının da hayallerinin de elinden alınacağını hisseder.

İpek, duyguları, hayalleri ve değer yargıları için savaşmak durumunda kalırken okuru bazen günebakanların arasında, bazen şırıl şırıl akan bir derenin kıyısında gezdirecek. Birbirine bağlı sıcacık ailesinin olduğu eve de davet edecek, aile bağlarını kesen başka bir ailenin ödediği bedellere de şahitlik ettirecek.

İpek ya kalıp hiç hoşlanmadığı bencil ve bir o kadar da yakışıklı bir adamla bu işi sürdürecek ya da tutkuyla bağlı olduğu topraklardan gidecekti.

Tüm bunlar olurken sevgi, doğa, sadakat, aile, arkadaşlık ilişkilerinin ışığı ona yol gösterecek. Ve elbette aşk, en olmadık zamanda en olmadık kişilerin kapısını çalacak. Aşk, ya günebakanlar gibi güneşi seyrettirecek ya da akşam olduğunda boynunu büktürüp güneşin tekrar doğmasını bekletecek.
Sonunda sevgisine de inandıkları değerlere de sahip çıkanlar kazanacak…

4 Haziran 2021 Cuma

Ayşegül Çiçekoğlu - Sensiz Geçen Yıllarım Serisi 2 - Ada

Seri: Sensiz Geçen Yıllarım 2

Basım Tarihi: Mart, 2019

Sayfa Sayısı: 312

Yayınevi: Müptela

Konusu:

“Yarım kalan sevinçlerim vardı benim. Yarım kalan mutluluklarım. Daha tohum halindeyken, filiz bile verememişken solmuş umutlarım vardı. Hep bir yanım eksikti. Hiç tamamlanmamıştım şimdiye kadar. Hep yarım kalmıştım. İlk defa dün akşam kendimi tamamlanmış hissetmiştim, oysaki bu bir yanılsamaydı. Yankı gitmişti. O pırıl pırıl parlayan güneş sanki önünde koyu bir bulut varmış gibi tüm güzelliğini ve ışığını kaybetmişti.”

Henüz beş yaşındayken kaybettiği anne ve babasının ardından büyük bir yalnızlığa gömülen Ada, içinde biriktirdiği binlerce kelimeyi defterlere yazarak ve tek bir kişiye karşı duyduğu imkânsız aşkını anlatarak geçirdi çocukluk yıllarını. Ta ki bir gün o imkânsız aşkına kavuşuncaya kadar. Ancak gözlerini açtığında, yıllar sonra kavuştuğu çocukluk aşkını kaybedeceğini bilemezdi.

Aradan geçen yıllar kimsesiz Ada’nın küllerinden yeniden doğmasını sağlayıp onu güçlü bir kadın mı yapacaktı yoksa çocukluğundan beri içinde debelendiği yıkıntıların altında mı kalacaktı?

Günün birinde her giden geri gelirdi ve o gün geldiğinde Ada’yı önemli bir karar bekliyordu.

Ayşegül Çiçekoğlu - Sensiz Geçen Yıllarım Serisi 1 - Yankı

Seri: Sensiz Geçen Yıllarım 1

Basım Tarihi: Mart, 2019

Sayfa Sayısı: 448

Yayınevi: Müptela

Konusu: 

“Buradan giderken yirmi beş yaşında, hayalleri olan bir delikanlıyken artık otuz iki yaşında, hayattan zevk almasını beceremeyen, sevdiklerimden uzakta yaşadığım her yıl yüreğimde var olan sevgiyi yitiren bir adamdım. Ne hayallerim vardı artık ne de yaşama isteğim. Yıllarca peşimi bırakmayan pişmanlıklarım, ne yaparsam yapayım susturamadığım vicdanım ve unutamadığım anılarım da benimleydi. Buradan giden adamla, şimdi dönen adam arasında dağlar kadar fark vardı.”

Hayalleri yıkılan ve gelecekten bir beklentisi kalmayan bir adam ne yapar?

Yankı gitmeyi seçti.

Bir sabah ardında ailesini, doğduğu şehri ve ülkesini bırakarak kimselere haber vermeden çekip gitti.

Aradan geçen yıllar geçmiş hayal kırıklıklarını, pişmanlıklarını ve özlemini ortaya çıkardı.

Gitmek kolaydı, peki ya dönmek?

Yıllar sonra sevdiği şehre geri döndüğünde onu bir sürpriz bekliyordu. Üstelik giderken ardında bıraktığı hiç kimse eskisi gibi değildi. Yıllar herkesi değiştirmiş, pişmanlıklar ve acılar bir kez daha gün yüzüne çıkmıştı.

Ayşegül Çiçekoğlu - 8.15 Vapuru

Seri: Yok

Basım Tarihi: Ekim, 2019

Sayfa Sayısı: 496

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Bana doğru biraz daha eğildi. Bunun üzerine ben de kendimi iyice geriye doğru çektim. Sanki bizimle yıllardır tanışıyormuş gibi daha bu sabah Yeşim’le konuştuğumuz soruyu sordu.

“Evet kızlar, söyleyin bakalım, bana neden bakıyorsunuz?”

Nazlı arkadaşına yardım etmek için onun kulağa biraz sıradışı gelen isteğini gönülsüz de olsa kabul ettiğinde hayatının değişeceğini hiç düşünmemişti. Sadece bir hafta diye anlaştığı arkadaşına verdiği sözü tutabilmek için 8:15 vapurunda bir adamı gözetlemek ne kadar zor olabilirdi ki?

Ali, yıllarca seyahat ettiği 8:15 vapurunda iki kızın sürekli kendine bakması üzerine ilk başlarda rahatsız olsa da bir süre sonra gözleri onları arar olmuştu. Onlarla konuşmaya karar verdiğinde hayatının kökünden değişebileceğini nereden bilecekti?

Ali, Karadeniz’in dalgaları gibi değişken, deli ve bir o kadar da hırçındı.

Nazlı ise Ege’nin sakinliği, neşesi ve özgürlüğü ile büyümüştü.

Zıt kutuplardaki bu iki insanın bir araya gelmesi bir tesadüftü ama sonrasında yaşananlar aşkın tesadüfleri sevdiğini kanıtlar nitelikteydi. 8:15 Vapuru yaşanmış, sımsıcak ve sıra dışı bir aşkın hikayesi…

Ayşegül Çiçekoğlu – Sevgimin Esareti

Seri: Yok

Basım Tarihi: Nisan, 2018

Sayfa Sayısı: 464

Yayınevi: Müptela

Konusu:

“Bu bir veda değil Demir, sadece hoşça kal.”

Hayat onu en sevdiklerinin yokluğuyla sınadığında, Demir acısının ve öfkesinin ardına gizlenmeyi seçti. Bu kaçış, onu İngiltere kırsalında münzevi bir yaşama esir etti; ta ki rengârenk şemsiyeli ve kırmızı yağmurluklu genç bir kız hayatına girene kadar.

Hazan, kırmızı saçları ve yosun rengi gözleriyle Demir’in kalıplarının dışında, yüzüne hiçbir hüznün gölgesini düşürmeyen, neşeli ve hayat dolu, genç bir kızdı. Babasının ölümünün ardından mecburen sürüklendiği evin tüm kasvetine rağmen yüreğindeki sevince ve umuda gölge düşürmemeyi seçti. Üstelik yaşından beklenmeyecek bir sabır ve umutla kalbine misafir olan sevdaya sahip çıktı.

Sevgimin Esareti, ilmek ilmek dokunan bir aşk hikâyesine davet ediyor sizi. Sayfaları çevirdikçe Hazan ile birlikte büyüyüp, Demir ile engellerin üstesinden geleceksiniz!

Ayşegül Çiçekoğlu – Sen Benim Serisi 2 - Sen Benim Nefesimsin

Seri: Sen Benim Serisi 2

Basım Tarihi: Temmuz, 2017

Sayfa Sayısı: 480

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Sen Benim Nefesimsin; aşkın, aile olmanın ve fedakarlığın hikayesi.

Güzel bir kadın, yakışıklı bir adam ve sevimli bir çocuk… Bu aile, dışarıdan bakıldığında mutlulukla çerçevelenmiş bir fotoğraf karesini andırıyordu. Oysa Sinan ve Cansu’yu bir arada tutan paylaştıkları büyük sırdı. Ve aşk onları hiç beklemedikleri bir anda yakalayacaktı. Aralarında ansızın filizlenen aşk, paylaştıkları bu büyük sırra rağmen dolu dizgin yaşanabilecek miydi? Hayatta kendilerinden önce düşünmeleri gereken insanlar varken, bu nasıl mümkün olacaktı?

“Kollarımda başını göğsüme yaslamış, sessizce ağlayan kızla öylece dikiliyordum. Kederini anlayabiliyordum. Önce anne babasını, sonra da ablasını kaybetmişti. Üstelik çocuğunun babası da artık hayatta değildi. Kader bu kızın tüm sevdiklerini teker teker elinden almıştı. Oğluyla hayatta yapayalnız kalmıştı ve daha yirmi bir yaşındaydı. Uzun süre ay ışığının altında, yumuşak bir müzik eşliğinde, odanın ortasında birbirimize sarılmış halde dikilmeye devam ettik. Ağlamaları dindiğinde onu tutarak kendimden uzaklaştırdım. Parmaklarımla çenesinin altından tutarak başını yukarıya doğru kaldırdım. Yüzü gözyaşlarından parlamıştı. Artık ağlamıyordu. Usulca ona doğru eğildim. Kulağına doğru fısıldadım. ‘Ağlama, küçüğüm. Artık yanında ben varım.'” 

Ayşegül Çiçekoğlu – Sen Benim Serisi 1- Sen Benim Kaderimsin

Seri: Sen Benim Serisi 1

Basım Tarihi: Temmuz, 2017

Sayfa Sayısı: 464

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Sen Benim Kaderimsin; saf aşkın, aşkla titreyen birbirine sadık iki kalbin ve bekleyişin hikâyesi…

İnatçı, hırçın ve dikbaşlıydı Zeynep. Bu haliyle dikenleri her zaman hazır bekleyen bir kirpiyi andırıyordu. Selçuk, onu ilk gördüğünde, o daha ufacık bir bebekti. Minik elleriyle parmağını sıkı sıkı tutan ve ona gülümseyen bu bebeği, ilk görüşte sevdi. Onlar didişe didişe büyüdüler, birlikte oynadılar ve sonunda kalplerinde büyüyen sevgiye karşı koyamadılar.

“İçimde bir şeyler kıpırdanmaya başladı. Kalbim deli gibi atıyordu. Bana biraz daha öyle bakmaya devam ederse adımı bile hatırlamam zor olacaktı. İlk defa ona bakarken, çocukluğumda bana eziyet eden çocuğa değil de genç bir erkeğe bakıyormuşum gibi hissettim. Selçuk da gözlerini kırpmadan bana bakmaya devam etti. Bu şekilde ne kadar durabilirdik acaba? Sonra dudakları aralandı ve gözüm dudaklarına kaydı. O dudakların kendi dudaklarımın üstüne kapanması ve beni öpmesi nasıl olur diye düşündüğüme inanamıyordum.”

Selçuk, “Kirpi” lakabı taktığı kıza aşık olduğunu anladığında, uzun ve yorucu bir yolun onu beklediğini biliyordu. Bu inatçı Kirpi’yi ilk gördüğü andan beri seviyordu ve ondan asla vazgeçmeyecekti. Şimdi önemli olan birbirlerinin kaderi olup olamayacaklarıydı.

Ayşegül Çiçekoğlu – Kendi Düşen Ağlamaz

Seri: Yok

Basım Tarihi: Ocak, 2017

Sayfa Sayısı: 360

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Şımarık ve güzel prenses Alize ile görgü kurallarından habersiz, kaba saba ama bir o kadar yakışıklı tamirci Serkan’ın aşkına şahit olmaya hazır mısınız?

“Alize yarı açık penceresinden arabasını tamir eden adama bakıyordu. Bu adam tamirciden çok motosiklet kullanan yakışıklı züppelere benziyordu. Kirli atletinin içinde bile kendisini gösteren kasları dikkat çekiciydi. Dağınık siyah saçları, hafif sakallı kemikli yüzü ve bu yüze çok yakışan kemerli burnuyla değme mankene taş çıkartacak kadar yakışıklıydı. En güzel yeri ise kesinlikle mavi gözleriydi.”

Alize’nin boğaz kıyısındaki yalısından İstanbul’un arka sokaklarında yer alan döküntü bir gecekonduya taşınmasının nedeni aşk mı yoksa intikam mı? Ünlü işadamı Nurettin Hıfzızade kızının şirket arabalarını tamir eden adamla evlendiğini öğrenince delirecek mi yoksa görmezden mi gelecek? Mahallenin dilberi Asuman bir zamanlar yüz vermediği Serkan’ın peşine tekrar düşecek mi yoksa uzaktan izlemekle mi yetinecek? Susmayı bilmeyen kaynana Şaziye yalıdan gelen gelinini kabullenecek mi yoksa canından mı bezdirecek?

‘Kendi Düşen Ağlamaz’ sıradışı bir intikam hikayesini tutkulu bir aşkla harmanlayan çarpıcı bir roman.

Ayşegül Çiçekoğlu – İntikam

Seri: Yok

Basım Tarihi: Aralık, 2017

Sayfa Sayısı: 536

Yayınevi: Müptela (ilk olarak Olimpos’tan)

Konusu:

İçinde intikamdan başka bir duygu yeşermeyen, yirmi iki yıl boyunca acısını intikamla sarmış, alacağı intikamın hayaliyle büyümüş, yüzü ve ruhu yaralı bir adam ve intikamın ateş hattında kaldığından habersiz, o yaralı ruha âşık genç bir kız…

Ege ile Aslı…

Ege, ailesinin intikamını almak için son adımı atıp Amerika’dan İstanbul’a geldiğinde, tek amacı hayatını ondan alan baba ve kıza, ona ve ailesine yaşattıklarının bedelini ödetmekti. Hesaba katmadığı şey ise aşkın her zaman o kusursuz sanılan planları alt üst edebileceğiydi.

Yirmi iki yıldır hastalıklı bir hücre gibi tüm benliğini saran, bu uğurda dev bir kasırga gibi önüne gelen her şeyi yıkıp geçen intikam duygusu, aşkın ve sevginin gücüyle eriyebilecek miydi?

Ailesinin ölümüne neden olanları affedebilecek miydi Ege?

Yaralı bir ruhun intikamı mı, yoksa tertemiz bir aşkın kudreti mi daha üstün gelecekti?

“Gitme Aslı, beni bırakma sevgilim, sensiz yaşamak istemiyorum.”

Hâlâ mutfağın ortasında ona sarılmış vaziyette duruyordum. Aşağılık bir adamdım, kendimi düşündüğüm için değer verdiğim bu kadına gözümü kırpmadan yalan söylemiştim. Sonra onu öpmeye başladım, hemen karşılık verdi, beni seviyordu. Şimdi ona yaptığım itiraftan dolayı beni bırakmayacağını biliyordum.

İntikam; içinde intikamdan başka bir duyguya yer olmayan bir kalbin,

Aşk ve sevgiyle yeniden var olma hikâyesidir.

Ayşegül Çiçekoğlu – Gözyaşlarımız

Seri: Yok

Basım Tarihi: Eylül, 2018

Sayfa Sayısı: 456

Yayınevi: Müptela

Konusu:

“Zaman herkese göre farklı geçer. Kimilerine günler hiç geçmez hele ki kavuşmak istediğin biri varsa ya da olmasını beklediğin bir olay… O zaman sanki yerinde çakılı kalır. Benim için de öyleydi. Kavuşmak istediğim iki kişi vardı hayatımda: Biri benim yüzümden toprağın altında yatıyordu. Ona kavuşmam için ölmem gerekiyordu. Diğeri de her gece hasretiyle küçücük giysilerine sarıldığım oğlum Haluk’tu. Onun için hayatta kalmam gerekiyordu. Bense Araf’ta kalmıştım. Ne ölebiliyordum ne de yaşayabiliyordum. Sonsuz bir döngünün ortasında ve zamanın durağanlığında asılı kalmış gibiydim. Gündüzleri güçlü kadını oynarken geceleri bir zavallıydım. Geçmek bilmeyen günleri bir pranga gibi peşimde sürüklüyordum.”

Yakasını bir türlü bırakmayan geçmişiyle baş etmeye ve kendini bulmaya çalışan ünlü bir yazar; Öykü.

Geçmişin derinliklerinden çıkıp gelerek, yaşananların aslında öyle olmadığını anlatan bir büyükanne; Piraye.

Piraye Hanım’ın son nefesinde kendine verdirdiği sözü tutmaya çalışan genç ve başarılı bir avukat; Doruk.

Acılarla geçmiş bir ömrün ve hiç kimselere anlatılmayan sırların günün birinde ortaya çıkmasıyla birleşen hayatlar… Nefret edilen yerde gerçek aşkı bulmanın, küllerinden yeniden doğmanın hikâyesi…

Belki de kalbimizdeki ağlamayı durdurabilecek tek şey gözyaşlarımızdır.

Ayşegül Çiçekoğlu – Bırakma Ellerimi

Seri: Yok

Basım Tarihi: Ağustos, 2017

Sayfa Sayısı: 528

Yayınevi: Müptela (ilk baskı Olimpos)

Konusu:

“Koltukta oturmuş, biraz önce sevdiğim adamın söylediği kelimeleri doğru anlayıp anlamadığımı düşünüyordum. Karşımda gözünü kırpmadan bana bakıyordu. O gözlerde hiçbir duygu yakalayamadım. Biraz acıma vardı belki ama sevgi hiç yoktu. Bu bir rüya olmalıydı. Evet, biraz sonra uyanacak ve oh çok şükür rüyaymış diyecektim. Çünkü bu, rüyadan başka bir şey olamazdı. Böyle şeyler ancak rüyalarımızda başımıza gelebilirdi. Gerçek hayatta bunun olması mümkün değildi. Üstelik biz daha yeni evliydik. İki yıllık evlilik yeni sayılırdı, değil mi?”

Romanlarda okudukları mutlu sonlara, kendi hikâyesinde yer olmadığını anladıklarında henüz iki yıllık evliydi Toprak ile Elif; Toprak şimdiyse, gitmek istiyordu. Elif’i ardında bırakıp giderken gerçekten mutlu olabilecek miydi, bilmiyordu. Bildiği tek şey, artık Elif ile de mutlu olamadığıydı.

Elif, birlikte büyüdüğü ilk aşkı ile evlenip mutluluğu yakaladığına inanarak yanılmış mıydı? Toprak’ın gitmesiyle ailesini, işini, arkadaşlarını bırakarak hiç bilmediği başka bir şehirde onu unutmaya çalışacaktı. Bırakılan elleri bir başkası tarafından tutulduğunda gerçek aşkı bulacak, hayatına giren yeni Toprak ile ilkinin acılarını silebilecek miydi? Yoksa ilki gibi, o da bir yanılgı mı olacaktı?

 

Ayşegül Çiçekoğlu – Benim Hayatım

Seri: Yok 

Basım Tarihi: Kasım, 2017

Sayfa Sayısı: 584

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Geçmişi, nedenini hatırlayamadığı bir kimsesizlikle şekillenen Ömer, yıllarca uzaklaştırıldığı eve çağırıldığında kendini nikâh masasında bulur. Ama genç adamın ne burada kalmaya ne de çocuk yaştaki karısıyla evliliğe devam etmeye niyeti vardır.

Balım, annesinin ölümünden sonra kendini zorla, hiç tanımadığı bir adamla evlendirilirken bulur. Genç kız, bundan sonra onu kolay bir hayatın beklemediğini biliyordur. Tıpkı onu bu konakta, daha bir günlük evliyken bırakıp giden kocasını kolay kolay affetmeyeceğini bildiği gibi.

Hiç beklemedikleri anda yolları kesişen bu iki yabancı, birbirlerinin hayatına mucizeleri konuk edeceklerinden habersiz, hayatın onlar için planladıklarını yaşayacaklardır. Ömer ve ailesi, Balım’ın hayatlarına dâhil olmasıyla geçmişleriyle yüzleşip yeniden aile olmaya çalışırken, Balım da onlarla bir aile olmayı öğrenecek.

Benim Hayatım, yaşanmamış yılların sevgiyle telafisinin hikâyesi.

“Ömer kapıda dikilen kıza öylece bakakalmıştı, ilk başta onu tanımamıştı bile ama sonra onun Balım olduğunu anladı. Bunun için kızın gözlerine bakması yetmişti. O bal rengi gözler aklından hiç çıkmamıştı. Ama bu kız nasıl o olabilirdi? Yolda görse tanımazdı. Kendine güvenen o duruşu ne zaman kazanmıştı? Üstelik ne zaman bu kadar güzelleşmişti?”

Ayşegül Çiçekoğlu – Affet

Seri: Yok 

Basım Tarihi: Eylül, 2016

Sayfa Sayısı: 440

Yayınevi: Müptela

Konusu:

Hiç beklemediğiniz anda önünüzde açılıveren bir kapı, aşkın hayatınız boyunca kaçtığınız acılar ve sevinçlerle döşeli yollarında sizi yürümeye zorlayabilir. O gün geldiğinde yaşayacaklarınıza hazır mısınız?

“Emir, kapının açılma sesine doğru döndüğünde odadan vuran ışığın önünde dikilen Melek’i gördü. Omuzlarına dökülen kırmızı saçları arkadan vuran ışığın altında ateş gibi parlıyordu. Hiçbir şey söylemeden öylece bakakaldı bir süre. Sonunda sadece ‘Uyanmışsın,’ diyebildi. Sanki uyandığını anlamamış gibi…”

Yakışıklı ve huysuz iş adamı Emir Zorlu’nun adı kadar masum asistanı Melek’le aşkın sınırlarını zorlayan hikayesi. Annesi tarafından terk edildiği günden beri kalbini sevgiye kapatan bu huysuz adam, beklemediği anda önüne çıkan bu deli aşkı kabul edip güzeller güzeli Melek’in sakin sularında durulacak mı? Yoksa aşkı görmezden gelip sevdiği kadını bir kenara atarak, önüne geleni ezip geçtiği bir imparatorluk mu kuracak? Affet, çocuk yaşta annesi tarafından terk edilerek dünyaya kalbini kapatan bir adamın beklemediği bir anda önüne çıkan masum bir melek sayesinde sevmeyi ve affetmeyi öğrenişinin hikayesi.

“Affet, güzel bir üslup ve hoş bir bakış açısıyla kağıda dökülmüş tutkulu bir aşk hikayesi. Masumiyeti ve zalimliği bir araya getiren satırları sizi öyle bir etkisi altına alıyor ki kitabın son sayfasına nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz ve bittiğinde kendinize şu soruyu soruyorsunuz: Ben olsam affeder miydim? Evet, affederdim.”
-Rita Hunter, Güz Fırtınası ve Ateş Serisi’nin çoksatan yazarı