kitap tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2024 Pazartesi

Jenny Lecoat - Manş Adaları'ndaki Kız

"Kral Knut gibi olacağım - dalgaların üzerime gelmesine izin vereceğim, onları durdurmak için yapabileceğim hiçbir şey olmadığını bilsem de."

Manş Adaları'ndaki Kız//Jenny Lecoat 
@thekitapyayinlari 

Merhaba,

Bugün İkinci Dünya Savaşı zamanlarında geçen bir aşk, dostluk ve dayanışma konulu bir romanla geldim. Manş Adaları'ndaki Kız. 

Gerçek olaylara ve kişilere dayanan bir kitap Manş Adaları'ndaki Kız. Tarihin belki de unutulmuş bir kısmına ışık tutuyor. Benim içinse  daha önce bilmediğim bir kısmını anlattığı kesin. Manş Adaları, Manş Denizi'nde bulunan Normandiya kıyılarına yakın olsa da İngiltere'ye bağlı adalar topluluğu. Ve kitabımızda konu olan kısmı ise İngiltere'nin İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgaline uğrayan tek kara parçasıdır. 30 Haziran 1940 tarihinden 9 Mayıs 1945'e kadar Alman işgalinde kalmış. 

Kahramanımız Hedy ise ülkesi Avusturya, işgal altına alınınca Manş Adaları'na kaçmış, kaçarken ailesi ile bağlantısı kopmuş, Alman işgaline kadar bir iş bularak geçimini sağlamıştır. Ama savaş kapıya dayandığında çalıştığı evin sahipleri adayı terk etmiş, Hedy geride kalmıştır.

Alman işgali başladığında ise işsiz ve yetkililer tarafından Alman makamlarına Yahudi olarak bildirilen Hedy, artık karnını bile zor doyuracak duruma gelmiştir. Tek çaresi Almanların aradığı çevirmenlik işine başvurmasıdır. Gururuna yediremese bile bu işe başvurup kabul edilen Hedy, burada karşısına çıkan Alman subay Kurt ile yakınlaşır. Ama kendisinin bir Yahudi olduğunu ona bir türlü söyleyemez. 

Savaş uzun, dış dünyayla haberleşme çok kısıtlı ve yiyecek kaynakları gittikçe tükenmekte, şartlar zorlaşmaktadır. Ve öyle bir an gelir ki, Yahudiler adadan gönderilmeye başlanır. İşte bu noktadan sonra Hedy'yi çok daha zor günler beklemektedir.

Hedy'nin ve çevresinde ona yardımcı olan bir avuç insanın çektikleri zorluklar, birbirlerine destekleri, bunun yanında onlara zorluk çıkaranlar. Her satırını hissederek okuduğum bu kitabı, her zorluğa rağmen ayakta kalmayı başaran kahramanların hikayelerini okumayı sevenlere tavsiye ederim. 

Görüşmek üzere ✨

21 Eylül 2024 Cumartesi

Madeline Martin - Londra'nın Son Kitapçısı

Merhaba,

Kitap okumayı seven, kitapsız günü geçmeyen, hatta kitaplara tutkuyla bağlı olanlar için harika bir kitap önerisi ile geldim bugün. Londra'nın Son Kitapçısı.

Bizim sevdiğimiz enlerden biri kitap olunca, kitaplar, kitapçılar ve kitap sevenler hakkında yazılmış bir romandan daha güzel ne olabilir ki.
İşte Londra'nın Son Kitapçısı sadece adına bakarak bile alabileceğimiz bir kitap. Merak etmeyin içide çok güzel.

Konusundan biraz bahsedeyim şimdi. Grace ve Viv çocukluktan itibaren yakın arkadaştır ve Grace'in annesinin ölümünden sonra beraberce Londra'nın yolunu tutarlar. Zaten Grace'in annesinin yakın bir arkadaşı olan Bayan Weatherford ise bir süredir Grace'i yanına çağırmaktadır. Kızların hayalleri ışıl ışıl canlı bir Londra olsa da onları İkinci Dünya Savaşı öncesi hazırlıklar yapan tedirgin bir şehir karşılar.

Viv kendine bir mağazada iş bulur, Grace ise bir kitapçıda. Ve Grace hiç kitap okuyan bir insan değildir aslında. Kitapçının sahibi Bay Evans'ın aksi tavırları ve darmadağınık tozlu raflar ise Grace'e buranın derlenip toplanacak bir dükkan hissi verir önceleri. 

Ama kitapçıda tanıştığı George Anderson'un ona hediye ettiği bir kitapla okumaya başlaması ve bunu diğer kitapların peşpeşe takip etmesi uzun sürmez. Grace sadece altı ay için girdiği işinde, şimdi nasıl ayrılacağını düşünmektedir.

Bu arada savaş başlamış Almanlar, her gün gece gündüz Londra'yı bombalamaya başlamıştır. Gündüz saldırıları sırasında Grace'in sığınakta yüksek sesle kitap okumaya başlaması ise bir yerden sonra insanların dışarıda olup bitenlerden kendilerini soyutlayıp, onlara bir nefes alma anı yaratır.

Her satırıyla duygu yüklü, umut aşılayan bir kitap Londra'nın Son Kitapçısı. Savaşın kaos ortamından insanların kitaplar vasıtasıyla birbirine tutunma, hayata tutunma hikayesi.

20 Eylül 2024 Cuma

Shelley Read - Bir Nehir Gibi

"Tek bir yağmur fırtınası nasıl bir nehrin kıyılarına aşındırıp yatağını değiştirebilirse, bir kızın hayatındaki tek bir olay da onun daha önce kim olduğunu silebilir."

Bir Nehir Gibi//Shelley Read
@thekitapyayinlari 

Merhaba,

Aslında geçen hafta sonu bitirdiğim, okurken çoğu yerde gözlerimin dolduğu ve paylaşmak için sabırsızlandığım ama görsel hazırlamadığım ve araya ufak bir hastane süreci girdiğinden paylaşımın bugüne kaldığı Bir Nehir Gibi ile geldim bugün.

Çok güzel yazılmış bir ilk roman Bir Nehir Gibi. Takip edenler bilirler, ilk romanları severim. Yazarın yıllarca içinde biriktirdiklerinin artık taşmış, dışa vurmuş halidir. Hele birde konu güzel yakalanmış ve iyi işlenmişse. Aynı bu romanda olduğu gibi.

Konusuna gelirsek; yıl 1948. Yer Colorado. Henüz teknolojinin ve gelişmenin doğayı katletmediği ama aynı zamanda uygarlığın insanı ehlileştirmediği yıllar. Mevsim, en sevdiğimden, sonbahar.

Victoria (o zaman için Torie), kardeşini kumar masasından bulup getirmek için kasabaya iner. Ama hayat karşısına Wilson'u çıkarır. Victoria için 17 yıllık hayatı o an anlam kazanır. Wilson'un bir bakışı bir sözü onu kendinin farkına vardırır. Çünkü 12 yaşında kazada ölen annesinin evdeki görevlerini devralan Victoria, o günden sonra çocukluğunu geride bırakmış, gençliğini ise hiç yaşamamıştır. 

Gördükleri ilk andan itibaren Wilson'a düşman olan ailesi ve kasaba halkı ise, ona rahat vermezler. Çünkü ırkçılığın yoğun bir şekilde yaşandığı yıllardır ve Wilson kızılderilidir.

Ama bu gerçek iki genci durduramaz. Hiçbir şeyi düşünmeden günü yaşayan iki genç, yaşanacaklar için hazır olmasalar bile, ikisinin hayatıda kökten değişimler geçirir.

Bazen hayatta karşımıza birden fazla seçenek çıkar ve nereden devam edeceğimizi bilemesek de, o an bizim için en uygun görünenden devam ederiz. İşte bu kitapta, tercihleriyle ve sonuçlarıyla hayatına devam eden, ayakta kalmayı bir şekilde başaran Victoria'nın hikayesi.

Kesinlikle çok etkileyici bir roman. Tavsiye ederim.🌱

21 Ağustos 2024 Çarşamba

David Foenkinos - Güzelliğe Doğru


"İkisinin arasında daima uzun sessizlikler vardı. Belki de gerçek anlamda yakın olmanın tanımı buydu: İnsanın kendini boşluğu doldurmak zorunda hissetmemesi."

Güzelliğe Doğru//David Foenkinos 
@yanpasajyayinevi 

Merhaba,

Aslında ben kitabı sabah bitirdim. Hemen taze taze yorum yazmayı sevdiğimi bilirsiniz. Ama bu kitap var ya, beni öyle etkiledi ki, biraz durulmak, sakinleşmek istedim. Yeterli geldi mi beklemek, hayır. Çünkü Güzelliğe Doğru uzun süre etkisinde kalacağınız bir kitap.

Antione Duris, Lyon'da bir sanat tarihi profesörüdür. Üstelik sıradan, tanınmamış bir kişi değildir. İşinde isim yapmış, makaleler yazan, mesleğinde aranan biridir.

Sonra bir gün, işi bırakır, evini bırakır, arkadaşlarını, kız kardeşini ve çok sevdiği yeğenini geride bırakarak, elinde valizi Paris'e gider. Kendisiyle tüm iletişim yollarını kapatmıştır geride kalanlara. Sözde yıllardır aklında olan romanını yazacaktır, gerçekte ise bilinmeze doğru bilinmez bir sebeple adım atmıştır.

Mathilde, Orsay Müzesi'nde İnsan Kaynakları Müdürüdür. Karşısında müze bekçiliği için başvuran, makalelerini okuduğu sanat tarihi profesörünü görünce şaşırır ve sorgular. 
Neden? 
Cevap: ...
Yok.

Mathilde merakına yenik düşerek Antoine'ı işe alır ve uzaktan onu izlemeye başlar. Onun bir tablonun önünde uzun saatler geçirdiğini fark eder. 

Antoine'ın geçmişini arkada bırakmasının nedenleri, onun müzenin dinginliğinde güzelliğe yönelerek düşünmesini sağlayacaktır. Mathilde ise onun kendini tekrar bulmasında bir dost, bir arkadaş, belki bir sevgili olarak yanında destek olacaktır.

Antoine'ı sarsan olayların beni de derinden sarsması, yazarın aslında kısa gibi görünen ama her sayfasında ve kurgusunda okuyucu derinden etkileyen üslubu ile unutulmayacak bir kitaba dönüştürüyor. 

Yan Pasaj Yayınevi yine güzel seçkisiyle ve özenli çalışmasıyla okuyucu kitlesini hayal kırıklığına uğratmıyor. 

Görüşmek üzere ✨

15 Ağustos 2024 Perşembe

Vi Keeland - Davetiye

"Olanların hiçbirinin tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Bence hayat farklı yönlere uzanan bir dizi basamak taşı. Hangi yolu izlememiz gerektiği konusunda hiçbir fikrimiz yok, bu yüzden düz bir çizgide yürümeye ve en büyük taşları takip etmeye meyilliyiz çünkü en kolayı bu. Tesadüflerse sapa bir yola ulaştıran daha küçük taşlar. Eğer yeterince cesursan o taşları takip eder, kendini tam olarak olman gereken yerde bulursun."

Davetiye//Vi Keeland 
@yabanciyayinlari 

Merhaba,

Ben nasıl oldu da bu kadar zaman rafta beklettim diye pişman olduğum bir kitapla geldim. Vi Keeland'dan Davetiye.

Karakterler o kadar tatlıydı ki, anlatamam. Trip yok, birbirlerine eziyet yok. Tatlı, çekişmeli başlayan bir tanışmanın ardından çok tatlı bir ilerleyiş var. Sorunsuz mu, tabi değil ama hayatta öyle değil mi?

Stella, koku duygusu gelişmiş ve bu özelliğini de parfüm sektöründe çalışarak geliştirmiş biridir. Hatta bir projesi olduğundan işini bırakmış ve kendi kişiye özel parfüm şirketi için planlar yapmaktadır. Ne var ki, ummadığı bir şekilde parasını kaybeder.

Birde hobisi vardır Stella'nın. İnternetten satın aldığı eski günlükleri okumak. Bir tarz roman okumak gibi, ama o gerçek insanları tercih ediyor. Hatta New York Kütüphanesi'nde evlenen bir kadının günlüğü aklından çıkmayanlardan. Günlerce kütüphane merdivenlerinde oturup o günlüğü okumuş, acaba o kadına ya da eşine rastlar mıyım diye hayaller kurmuştur.

Hudson ise, ailesine ait bir yatırım şirketini yönetmekte olan boşanmış bir kızı olan biridir. 

Tanışmaları ise son derece çarpıcı. Stella onu dolandırıp giden ev arkadaşına gelen bir düğün davetiyesinin cazibesine kapılır. Çünkü düğün New York Kütüphanesi'ndededir. Bu düğüne gitme kararı almasında ise en büyük yardımcıları en yakın arkadaşı Fisher ve bir iki kadeh (şişe de olabilir) şaraptır. 

Düğünde onun davetsiz bir misafir olduğunu anlayan Hudson ise, bu kaçak katılma kararına bin kez pişman edecektir🤣

Çok severek okudum. Türü, yazarı sevenler kesinlikle kaçırmamıştır zaten, ben geç kaldım☺️

Görüşmek üzere ✨✨✨

Notsuz olmaz: Günlük sevgisi nereye bağlandı, kesinlikle okumalısınız 🙈

10 Ağustos 2024 Cumartesi

Linwood Barclay - Psikoz


"Annesine bu defa farklı olduğunu söylemenin bir yolu yoktu. Onu aramayışının düşüncesiz ve benmerkezci bir aptal olmasından değil, bunu yaparsa öldürülmekten korkmasından kaynaklandığını söylemesinin güvenli bir yolu yoktu."

Psikoz//Linwood Barclay//Koridor Yayınları 

Merhaba,

Bugün bir psikolojik gerilim türünde bir kitapla geldim. Linwood Barclay'den Psikoz.

Kilbride kardeşler. Ray başarılı bir illüstratör olarak hayatını sürdürürken, Thomas küçük yaşlardan itibaren haritalara olan takıntısı ile dünya kentlerini ezberleyerek vaktini dolduruyor. Tüm vaktini babasıyla yaşadığı evdeki odasında geçiriyor.

Babalarının şüpheli ölümü ile bu sefer ne yapılacağına karar verene kadar kardeşi Ray evde ona eşlik etmeye başlar. Bir gün Thomas, dünyayı gezmek için kullandığı internet sitesinde bir görüntüye rastlar. Başına poşet geçirilerek öldürülen birinin görüntüsü. Ve Ray'i bu görüntüyü kontrol etmek için New York'a gitmeye ikna eder.

Ray elinde cinayetin fotoğrafı ile kapıyı çaldığında ise katillerin onların peşine takılacağından habersizdir. 

İki farklı olayın hangi noktada birleşerek devam edeceğini merak ederek okudum. 

Yazardan okuduğum ilk kitap ama son olmayacak. Kaza şimdi listemde, sonrası ise alınacaklar listemde.

Görüşmek üzere ✨✨✨

7 Ağustos 2024 Çarşamba

Yelgin Arkoç Mesci - Kal Bizimle Daphne

"Bazı yaşam öyküleri vardır inanılmazdır. Bu kadar da olur mu deriz. Her şeyin bittiğini düşünür, bundan sonrası yok sanırız. Ama yaşam dediğimiz olgu durağan değil, her daim devinim içindedir. Karşımıza yeni yeni insanlar çıkarır ve ummadığımız anlarda umuda gebe yeni başlangıçlar yaptırır."

Kal Bizimle Daphne//Yelgin Arkoç Mesci
@altinkitaplar 

Merhaba,

Bugün "Bizimle Kal Daphne" kitabının giriş kısmından bir alıntıyla geldim. Henüz yeni bitirdiğim, henüz sayfalarının arasından çıkamadığım. 

Bazı yaşam öyküleri inanılmazdır, Defne'nin hikayesi de öyle.

Defne, İstanbullu bir doktorun on yaşında biricik kızı. Hep hasta olduğu söylenen bir annesi, birde ağabeyi var. Yazları Yalova'da geçiren ailenin burada bir çiftlikleri var. 1999 Marmara Depremine, aslında o gün çiftlik evinde olan olan aile akşam Defne'nin ısrarıyla yakın arkadaşı Nergis'i de alarak Yalova'ya geçiyor ve orada yakalanıyorlar. Bu depremden sadece Defne ve Nergis sağ çıkıyor bulundukları yerden. Ve Defne bir gece içinde kimsesiz kalıyor. İstanbul'daki amcası ona sahip çıksa da yengesi ve kuzenleri onu bir türlü benimseyemiyorlar. Nergis'i görmek istese de amcası buna bir türlü müsade etmiyor.

Defne, İngiltere'ye yatılı okula gönderiliyor. Orada Susan ve annesi Eve ona kol kanat geriyor, ikinci ailesi oluyor. Defne oluyor Daphne. Bundan sonra ise Türkiye'ye dönmek istemiyor. Dönecek kimsesi yok diye düşünüyor. 

Diğer tarafta Ömer. Nergis'i ağabeyi. Ailesi Osmanlı zamanında Batum'dan göçmüş, Yalova'ya yerleşmiş. Atasagun çiftliğinde çalışıyorlar. Çocuklukları beraber geçiyor. Deprem gününe kadar. Yıllarca amcasından Defne'nin adresini istiyor. Sizinle görüşmek istemiyor diyerek geri çevriliyor.

Farklı yollardan geçen bu insanlar için hayat kendi içinde bir plana sahip. Su akar yolunu bulur, derler ya. Aynı öyle. 

Aslında bu iki ya da daha fazla insanın öyküsü değil sadece. İçinde pek çok unsur barındıran, bilgilendiren bir kitap aynı zamanda.

Yazar Yelgin Arkoç Mesci'nin akıcı bir kalemi var. 20 yıla yayılan bir hikayeyi sıkmadan bizlere sunmuş. Hatta yüzyıllar öncesine de uzanmış yer yer. 

Görüşmek üzere ✨✨✨

6 Ağustos 2024 Salı

Annabel Monaghan - Çat Kapı Aşk

"Zaman harcamaya değer olduğumu düşünmesi fikrine bayılıyordum. Cümlesinin derinliklerinde gömülü olan gelecek zaman kipi ipucuna da."

Çat Kapı Aşk//Annabel Monaghan
@nemesiskitap 

Merhaba,

Öncelikle söylemeliyim ki, ben kitabı çok sevdim. Hatta çeşitli platformlarda sevmediği şeklinde yorum yapan okurlara da üzüldüm. Ama şu var ki, bana hitap etmeyen kitaplara bende acımasız davranabiliyorum. O yüzden bu kitabı okumak, bu kitaba denk gelmek bana çok iyi geldi, içime sindi demeliyim.

Kitabımızın konusuna gelirsek; Nora kocası tarafından terk edilmiş (iyi ki🤣), iki çocuklu bir kadındır. Televizyondaki romantik bir kanala, şablon senaryolu, aşk filmleri yazmaktadır ve kıt kanaat geçinmektedir (ay ben bu filmleri çok severim, arkasındaki mantığı kavrayınca seyredebilecek miyim bilmem🙈).

Bir gün, kocasının onu terkedişine dair bir senaryo yazar ve Hollywood dünyasına adım atar. Üstelik filmin bir kısmı kendi çay evinde çekilecektir. Set ekibi evine doluşur, üstelik başrol oyuncusu aktör, önce bahçesine sonra çay evine yerleşir.

Leo, annesini yeni kaybetmiş ve hayatın anlamını sorgulamaya başlamıştır. Böyle bir dönemde Nora ve çocuklarla tanışmış olmak, onların hayatına dahil olmak ona ilaç gibi gelmiştir. Özellikle çocuklara yaklaşımı çok güzeldi. Bu konuda Anlaşma kitabındaki Tristan'a bile rakip olabilir.

Kitabın bir kusuru vardı. Aslında benim için değil ama objektif olmak adına, yazar normalden kısa tutmuş. Günümüzde ay yeter bir bölüm daha olmasın bitsin artık bu kitap, duygusu yaşadığım kitaplar var (örnek Çarpık Aşk💀). O yüzden yazar bir tık daha duygu derinliği verebilirdi diyorum.

İçinde +18 barındırmayan, tatlı bir aşk romanı okumak isteyenleri bu kitaba alalım. 

Görüşmek üzere ✨

5 Ağustos 2024 Pazartesi

Ella Maise - Love&Hate Serisi 1 - Jason Thorn'u Sevmek

"Onun o güzel kalbine sahip olmak istediğim kadar, gizli gülümsemelerine de sahip olmak istiyordum. Var oluşlarının sebebi olmak istiyordum."

Jason Thorn'u Sevmek//Love&Hate Serisi 1//Ella Maise
@yabanciyayinlari 

Merhaba,

Bugün okurken keyifle okuduğum, bitince yok o kadar da değildi dediğim bir kitapla geldim. Nasıl oluyor demeyin, oluyormuş.

Kitap bir yere kadar çok keyifle gitti. Nasıl mı? Anlatayım.

Olive, yedi yaşındayken abisi Dylan eve yeni taşıman komşu çocuğu getirir. Alkolik annesi, onu eve almamış ve kapıda kalmıştır. Bu trajik durum tüm Taylor ailesinin kalbine dokunur ve o günden sonra Jason'a kalplerinin ve evlerinin kapısını açarlar. Ve evinden çok orada kalmaya başlar. Annesi yüksek dozdan ölüp babası onu yanına alana kadar. Bu arada Olive'in de çocukluk aşkı olmuştur çoktan. Ama gitmeden önce olan bir olayla kalbi kırılan Olive, yıllar sonra yazdığı romanda Jason'dan esinlenmiş ve çok satanlar listesinde aylarca kalmıştır.

Olive kitabına gelen film teklifiyle, yapımcılarla toplantıya çağrılır ve orada Jason ile karşılaşır. Çünkü Jason ünlü bir aktör olmuş 26 yaşında iki kere Oscar almıştır (abartsaydık biraz Ellacım). Bu arada Jason taşındıktan bir süre sonra bağlantıyı kesmiş ve yıllarca görüşmemişlerdir. 

Jason ünlü bir aktör olduğu kadar, özel hayatına dikkat etmeyen biri olduğundan başı derde girince, o sırada Olive ile bir fotoğrafları devreye girer ve Jason'un itibarını kurtarmak için bir anlaşma yaparlar. (Ama çok sevdiği, ailesi yerine koyduğu Taylor'lara haber verme gereği duymazlar).

Bu aşamadan sonra biraz sıkıldığımı itiraf edeblilirim. Ama başlangıcı ve büyük çoğunluğunu çok severek okudum. 

Bir not: +18 kısımları bulunmaktadır. Sonra söylemedin demeyin.

Ayrıca serinin ikinci kitabı To Hate Adam Connor'ı mutlaka okumam gerek. Son kısımda Jason'a komşu olan Adam ile Olive'in arkadaşı Lucy. Bekleniyorsunuz.

Ella Maise - Love&Hate Serisi 2 - Adam Connor'dan Nefret Etmek

"Bazen hayatınızın değişmesi yıllar sürer. Bazense bir ömür. Bir sabah uyanıp etrafınıza bakarsınız ve birdenbire her şeyin değiştiğini fark edersiniz. Arkadaşlarınız sandığınız insanlar ve sevdikleriniz... çoktan gitmişlerdir. Hayatınız farklıdır. Farkında olmadan zaman uçup gitmiştir."

Adam Connor'dan Nefret Etmek//Love&Hate Serisi 2// Ella Maise
Yabancı Yayınları 

Merhaba,

Bugün iki kitaplık bir mini serinin ikinci kitabıyla geldim ve bence serinin bir üçüncü kitabı olmaz, hiç seri devam ediyor havası almadım çünkü.

İlk kitap Jason Thorn'u Sevmek'te, Jason ve Olive'le tanışmış, sevmiştik. Olive'in yakın arkadaşı Lucy'le orada tanışmıştık. Lucy'nin orada bir sevgilisi vardı, adı Jameson (!), hatta ona onu sevdiğini bile söylemişti. O zaman bu Adam Connor kim, kitaba adını büyük başlıklarla yazdıran.

Okuyanlar hatırlar, Jason ünlü bir film yıldızıydı ve sanırım Beverley Hills'te oturuyordu. Yani bütün film yıldızları orada oturmuyor muydu sanki. Jason'da oradadır muhtemelen. İşte Jason'ın aktör bir  komşusu var. Adı, Adam Connor. Yeni boşanmış, küçük bir oğlu olan, ünlü film yıldızı.

Peki biz durup dururken Adam Connor'dan Nefret mi ediyoruz. Kesinlikle hayıır. Biz gidip iki evi ayıran duvarın üstünden onu gizli gizli izleyip, sonra fotoğrafını çekiyoruz spor yaparken yüzerken. Sonra oğlu havuza düşünce gidip kurtarıyoruz. Biz bir teşekkür beklerken, saplantılı hayran unvanıyla tutuklanıp hapse düşüyoruz. Çünkü telefondaki fotoğraflar görülüyor ve Olive'le olan mesajlaşmalar okunuyor. 

Ama gerçekler anlaşılınca hapis faslı bitiyor. Gel gör dünyanın haline ki, çocuk havuza düşerken başında olmayan dadı işten atılıyor ve yerine Lucy'den bakması rica ediliyor.

Lucy her ne kadar sürekli "senden nefret ediyorum" dese de, bir süre sonra bu durum Adam ile aralarında bir oyuna,  oradan da derin duygulara yol açıyor. Ama Lucy lanetli, o yüzden bu aşkı inkar ediyor. Çünkü ailesindeki kadınlar, evlenmeden çocuk sahibi oluyor, erkekler hamilelik haberini alınca bir kuş misali pıır diye uçuyor. 

Kitapta birde Adam'ın eski eşi var ki, onunla durumlar bir hayli karışık, kendini yeniden gündem yapmak için yapmayacağı yok, diyeyim gerisini siz anlayın. 

Son bir not: +18 kısımları var, okumak isteyen istemeyen bilsin. 

Görüşmek üzere ✨✨✨

4 Ağustos 2024 Pazar

Nadia Hashimi - Penceresiz Ev


Ne yararı olur gerçeklerin, anlatan bir kadınsa

Ne yararı olur, zaten söyledikleri hiçe sayılacaksa

✨✨✨✨✨

"Zaman kadının bedeninde farklı akar. Mazi bizi kovalarken gelecek bizimle dalga geçer. Biz böyle yaşarız: Olmuş olan ve olacak olan arasında sıkışıp kalarak."

Penceresiz Ev//Nadia Hashimi
@arkadya_kitap 

Merhaba,

Bugün bir Nadia Hashimi kitabı ile geldim. Okuyanlar yazarın Afganistan kadınlarının yaşamı üzerine yazdığını bilir. Bu yazardan okuduğum üçüncü kitap ve üçü de birbirinden farklı bir yönüyle Afgan kadınlarının hayatından kesitler sunmuş.

Penceresiz Ev'in konusuna gelirsek; Zeba'nın babası o daha küçükken evden dağlarda savaşmaya diye ayrılmıştır. Zeba evlenme yaşı geldiğinde ise dedesinin seçtiği Kamal ile evlendirilmiş ve iyi bir eş, iyi bir anne olabilmek için çalışmıştır.

Yıllar geçmiş, Kamal kötü huylarını iyice ortaya sermişken bir gün çocuklarının okuldan dönmesini bekleyen Zeba, bir ses üzerine bahçeye çıkar. Ondan sonrası ise onu Kamal'ın cesedi başında şoka girmiş bir vaziyette bulan komşular ve polistir. Zeba tüm çabalara rağmen neler olduğunu anlatmaz ve Chil Mahtap Hapishanesine gönderilir. Cezası muhtemelen idamdır.

Kardeşi yardım kuruluşları vasıtasıyla ona Afgan göcmeni Amerika'da yaşayan bir avukat bulsa da kimse Zeba'yı konuşturamaz. Annesi ve avukatı Zeba'yı idamdan kurtarmaya çalışırken aslında yazar, onlarla beraber hapsi bir kurtuluş olarak gören Afgan kadınlarına da bir ayna tutmuş. Dışarıdaki Afgan halkının acımasızlığından hapishanenin güvenli saydıkları duvarlarına sığınan kadınlar ve onların hikayeleri.

Sona kadar Zeba konuş neden anlatmıyorsun diyerek tırnaklarımı yesem de, sonunda öğrendiklerim Zeba sen ne yüce gönüllü bir kadınsın diyerek kitabı kapatmama sebep oldu. 

Farkındalık yaratan bir kitap okumak isterseniz benden size bir #tavsiyekitap 

Görüşmek üzere ✨

Sarah Adams - The Cheat Sheet Serisi 1 - Romantik Taktik

"Bu koca dünyadaki en sevdiğim ruh seninki."

Romantik Taktik // The Cheat Sheet Serisi 1 // Sarah Adams
@go_kitap 

Merhaba,

Konusu klişe olsa da, yazarın tarzını sevdim ve serinin devamı çıkarsa alıp okumayı düşünürüm. Fakat, bir nokta var ki, okurken beni rahatsız etti. Altı kere valla, bir kere vallahi saydım. Beni tanıyanlar bilir, çevirilerde bizim kullandığımız ve onların dilinde olmayan kalıpların kullanılmasını hiç sevmem. Sen otorite miyim bu konuda ne karışıyorsun diyecek varsa, ben okuyucuyum ve sevdiğim noktaları yazdığım gibi takıldıklarımıda yazmalıyım.

Gelelim kitabımıza. Bree ve Nathan lisede tanışmış ve birbirlerinden etkilenmişlerdir. Ama  kanka olmaktan öteye geçemeyecek derecede çekingen davranmaktadırlar. Bree iyi bir balerin olma hayalini bir kaza sonrası kaybeder ama ilerleyen zamanda bir dans stüdyosu açarak yoluna devam eder.

Nathan ise ünlü bir NFL oyuncusu olur. Çiftimiz kanka olarak geleneksel salı günü sabah 5.30 koşusuna çıkmaya devam ederler. Ta ki... Nathan'ın son sevgili Bree'yi kıskanıp sorun çıkarınca, Nathan tercihini Bree'den yana kullanınca ve bu son sevgili Kelsey internette asılsız bir yazı yazınca ve sonunda Bree ise sarhoş olup, restoran tuvaletinde Nathan'a olan duygularını bir gazeteciye anlatınca olay imaj düzeltme, sahte sevgililik klişesine dayanır.

Sonuç, bu iki taraf içinde nasıl yapsam sahte sevgililik olayını gerçeğe çevirsem durumuna dönüşür. Aslında Bree daha çekinikken, Nathan tatlı sporcu arkadaşlarıyla bir aşkın kopya kağıdı listesi bile hazırlar. Berbat öneriler☺️

Ben severek okudum. İçinde +18 barındırmayan tatlı bir aşk öyküsü okumak isteyenlere tavsiyemdir.

Görüşmek üzere✨

Not: Serinin ikinci kitabı, berbat göz kırpma tavsiyesini veren Derek'in kitabı. Seriler yarım kalmasın🩵



Samantha James - McBride Family Serisi 1 - Akşam Yıldızı

"Dün geçmişte kaldı ve bir daha yaşanmayacak. Dünü geri getiremeyiz. Değiştiremeyiz. O yüzden önümüzdeki günlerin daha iyi olacağına bütün kalbimize inanmamız gerek. Önümüzdeki günlerin daha parlak olacağına güvenmeliyiz ve böyle olması için de elimizden geleni yapmalıyız."

Akşam Yıldızı // McBride Family Serisi 1 // Samantha James
@pegasusyayinlari 

Merhaba,

Bugün @illekitap historical okuyoruz grubuyla yaptığım aylık okumamı tamamlayıp gelmiş bulunuyorum. Ve Eloisa James'e bir ara verip Samantha James ile devam ettim bu ay (Soyadları aynıymış şu an onu fark ettim).

Hemen fikrimi söyleyip konusuna geçiyorum. Kesinlikle uzun zamandır bu kadar keyif alarak okuduğum bir historical olmamıştı. Dramı, tutkusu, skandalı, diyalogları tam anlamıyla bir historical romance. 

Konusuna gelirsek; Annabel (Anne) McBride, bir sabah parkta kuzeni ile gezerken Simon Blackwell ile karşılaşır. O an olan olumsuz bir kazayı önleyen Simon, Anne'e ateş püskürür. Ama bu durumdan Anne'in hiç suçu yoktur ve ikili hemen negatif yüklenirler. Kuzen Caro ise bu elektiği fark eder ve kazayı önlediği için teşekkür etmek adına akşam yemeğine çağırır Simon'ı (biri yabancı yazarlara Anne adını kullanmamalarını söylemeli kaç yerde anne okuyup kimin annesi nerden geldi durumu yaşadım).

Böylece tüm aile ile tanışan Simon'ın teyzesi de ailenin yakın bir dostu değil miymiş, bakın şu şansa. Ve teyzenin doğum günü partisini düzenleyecek olan kişi hastalanınca iş Anne'in annesine düşer. Ve bu doğum günü partisinde uygunsuz bir şekilde yalnız kalan çiftimiz, uygunsuz bir şekilde basılarak evlenmek zorunda kalırlar (demezler mi hani negatif elektrik🙈 bu ne hal).

Ama Simon hiç evlenmek istememekte ve bu evliliği gerçeğe dönüştürme gayreti göstermemektedir. Bu durum Anne'in önce işine gelir gibi olsa da, sonra yalnızlık onu boğar ve Simon'ın ustüne gitmeye başlar. Ve başarılı olur. Bu arada Simon'ın geçmisindeki sırları öğrenir. 

Başta söylediğim gibi, güzel bir kitaptı. Historical romance sevenler kaçırmasın. Bu üç kitaplık seriyi.

McBride Family Serisi 
1. Akşam Yıldızı 
2. Gönül Avcısı
3. Gizemli Gelin

Görüşmek üzere ✨✨✨

3 Ağustos 2024 Cumartesi

Joe Siple - Dilek Sihirbazı

"Her birimizin içinde iki kalp var. Biri, neyden yapıldığımızı, ne kadar sevdiğimizi ve ne kadar iyi yaşadığımızı gösteriyor.... Diğeri ise fiziksel kalp. Tek görevi: vücudumuza kan pompalamak ve bizi hayatta tutmak."

Dilek Sihirbazı // Joe Siple
@flokiyayinlari 

Merhaba,

Bugün beni duygudan duyguya sürükleyen bir kitap ile geldim. Öyle ki dün akşam bitirdiğimde gözlerim yaşlı, böyle olmasın ama derken buldum kendimi.

Konusuna gelirsek; Murray 100 yaşına gelmiş, oğullarını ve eşini yıllar içinde kaybetmiş, zamanının ünlü beyzbol oyuncularından biridir. Gittiği her yerde saygı görmekte ve hatta buna şaşırmaktadır. 

Ama ne yazık ki, hayat ona artık yük gibi gelmekte, her gün içmesi gereken ilacı içip içmemek konusunda düşünmektedir. Doktoru ise ona yaşamak için bir neden bulması konusunda tavsiyelerde bulunur. Bunun üzerine bir hastanenin kalp koğuşuna giden Murray orada on yaşındaki Jason ile tanışır ve geride unuttuğu listesini ona vermek üzere harekete geçer. Jason'ın kalp nakli için sıra beklediğini öğrenince bu listedeki beş dileği gerçekleştirmek için ona yardım etmeye karar verir. Pek kolay olmayan bu dilekleri gerçekleştirmeye çalışırken komşu kızı Tiegan onlara yardım eder. 

Aralarında çok kuşak farkı olsa da ikili, sıcak bir arkadaşlık kurarlar.

Bu arkadaşlık sırasında Murray, hep kendi çocuklarını ne kadar ihmal ettiğinin özeleştirisini yapar. Artık tek amacı Jason'ın dilek listesini tamamlamaktır.

Duygu yüklü, okuduğunuzda farkındalık yaratacak bir kitap okumak istiyorsanız, Dilek Sihirbazı tam aradığınız kitap.

Diana Gabaldon - Outlander Serisi 1 - Yabancı

"Sevginin olduğu yerde ondan konuşmanın gereği olmazdı. O ölümsüzdü. O yeterliydi."

Yabancı // Outlander Serisi 1 // Diana Gabaldon
@epsilonyayinevi

Merhaba,

Bugün bir yeniden okuma ile geldim. Hatta Yabancı kitabını üçüncü okuyuşum. Neden mi? İlk okumam yıl 2013, daha dizi yapılmamış ve  kitap serisi aklıma düştü. Ben bir kitap yorumu sayfası bile değilim hatta instagram hesabım bile yok. Gittim ilk beş kitabı sipariş verdim, bazı kitaplar 2 cilt olduğundan bu altı kitap yapıyor. 

Hatta o dönemde ilkokula yeni başlamış daha miniminiş olan kızımın gözünde sayfa sayılarının çokluğu yüzünden devleşmiştim. Bu yıl o lise mezunu olmuşken,  serinin son kitap hariç tüm kitaplarını kitaplığıma eklemiş olarak yeniden, sil baştan yapıyorum. Bu bizi ilk soruya getiriyor, neden mi? Neden olmasın ☺️ Çünkü onbir yılda çoğu detay unutuldu. Üstelik ilk dört bölümden sonra diziyi izlemedim.

Sonra, 2020 yılında arkadaşlar toplandık, ben ilk kitabı zar zor okuyup ev taşıma işine girince, onlar bitirdi, ben devam etmedim. Kısmet bugünlereymiş diyerek bende şimdi devam ediyorum.

Konusuna gelince; İkinci Dünya Savaşı yeni bitmiş, savaşta hemşirelik yapmış Claire savaş döneminde ayrı kaldığı eşi Frank ile yeniden bir yuva kurmaya çalışmaktadır. Bu arada çift ikinci balayı ve Frank'in araştırmaları için İskoçya'dadır. Claire burada farklı bir atmosferin içinde bulur kendini. Craigh da Nun'da dokunduğu taşlar onu zamanından 200 yıl geriye götürür, zamanda yolculuk yapar. Kendini İngilizler ile İskoçların arasında bir çatışmada bulur ve İskoçlar onu alıp kalelerine götürür.

Bundan sonrası zengin tarihi detaylar, ilginç karakterler ve sürükleyici bir anlatım. Claire İngilizlerin zulmünden kurtulabilmek için (zulmü yapan eşinin atası), klan reisinin yeğeni ile evlenmek zorunda kalır. Ve bu kurguya aşk ekleniyor. 

Claire'in çok tarihi bilgisi olmasa da olacakları bilmesi, tarihin yönünü değiştirmek ya da değistirmemek adına ikilemde kalması. Yine iki eşi arasında kafa karışıklığı yaşaması ile seçimini yapması. 838 sayfa dile kolay. Üçüncü okumam olması beni sıksa da burayı hatırlamıyorum dediğim yerler beni mutlu etti. 

Şimdi sırada Kehribardaki Yusufçuk var.

Görüşmek üzere✨

1 Ağustos 2024 Perşembe

Melanie Dobson - Yıldızlarda Saklı


"O zamanlarda dünyada hüküm süren uğursuzluk... aslında bugün bile devam ediyordu. İnsanlar diğerlerine nasıl bu kadar zalimce davranabiliyorlardı?"

Yıldızlarda Saklı // Melanie Dobson 
@arkadya_kitap 

Merhaba,

Yine duygu yüklü bir Arkadya kitabıyla geldim. Yayınevinin en yenisi Yıldızlarda Saklı. @nihllck.kitap ile #aydabirarkadya grubuyla muhteşem bir okuma oldu. Melanie Dobson'ın daha önce Dilek Ağacının Gölgesinde kitabı yine Arkadya Yayınları'ndan kalplerimizde yerini bulmuştu. 

Kitabımıza gelirsek, yine geçmis ve gelecek ikili zaman dilimi içinde geçiyor.

Yıl 1938. alman birlikleri hiç savaşmadan Avusturya'ya girer ve halkın çoğunluğunun desteğiyle orada Hitler düzenini kurarlar. Kısa sürede Yahudi halkın işyerleri kapatılır, sosyal hayattan dışlanırlar ve bir yerden sonra yağmalar, baskınlar, tutuklamalar başlar. Aslında başta işin boyutunun bu kadar büyüyeceğini kestiremeyen halktan bir kısım Yahudilerin değerli eşyalarını güvenli yerlerde saklayarak yardım etmeye çalışırlar. Oysa asıl korumaları gerekenin can güvenliği olduğunu bilmemektedirler.

İşte bu insanlardan biri de Max Dornbach adında bir gençtir. Dr Weis'in yardımıyla çevresindeki Yahudilerin değerli eşyalarını ailesinin Hallstatt Gölü kıyısındaki yazlığı şatonun arazisine, şatonun bekçisinin kızı Annika'nın yardımıyla saklamaktadır. Annika Max'e aşıktır. Max doktorun kızı Luzia'ya aşıktır ama zaman o kadar kötü bir zamandır ki, daha önce dost olduklarınıza sırtınızı dönmek zorunda bırakılmışsınızdır. Aynı Weis ailesine sırtını dönen Max'ın anne babası gibi.

Zaman günümüz. Callie ve ablası kimsesiz bir çocukluk geçirdikleri sırada kasabanın kitapçısı Charlotte onlara kol kanat germiş, yaşlanınca da kitapçıyı onlara bırakarak emeklilik günlerini yaşamaktadır.

Callie, doğum gününde hediye edilen Bambi kitabında sonradan bazı eklemeler yapıldığını fark eder ve bunları tercüme ettirince karşısına bir liste çıkar. Bu listenin izinden gittiğinde kitabın sahibi Annika'ya ulaşamaz ama bir profesör onu bulur ve Hallstatt Gölü'ne yapacağı araştırma gezisine davet eder.

Callie ve Josh'un geçmisin sırlarına yolculukları sırasında aslında yeni bir aşka doğru yelken açtıklarını fark edecekler midir?

27 Temmuz 2024 Cumartesi

Julia Quinn - Rokesbys Serisi 3 - Öteki Bayan Bridgerton


İngilizce Adı: The Other Miss Bridgerton

Seri: Rokesbys Serisi 3

Basım Tarihi: Ocak, 2024

Yayınevi: Epsilon

Sayfa Sayısı: 364

Çeviri: Ayşe Belma Dehni

Konusu:

Sosyeteye takdim edilen ve umutsuzca hayatının aşkını bekleyen Poppy Bridgerton, Dorset sahillerinde yaptığı kaçamak bir yürüyüş ile tahmin edemeyeceği bir maceraya sürüklenir.

Yürüyüş yaparken gördüğü gizli saklı kalmış bir mağarayı keşfetmek ister ve kendini içinden çıkılmaz bir durumun ortasında bulur. Bu noktada hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. Çünkü olmaması gereken bir yerde, görmemesi gereken şeyler görmüştür. Kaptan James’in esiri olarak, kaptanın kamarasında Portekiz yolculuğuna çıkmak zorunda kalır. Poppy Bridgerton’ın bir yağmacı ve hatta korsan sandığı Kaptan James ise Rokesby ailesinin gözbebeği Andrew’dür aslında. Kraliyete karşı olan görevini yerine getirmekten başka bir derdi de yoktur...

Bu esaret, nefret ve öfkeyle başlasa da okyanus kadar karanlık sırların, tehlikeli görevlerin ve tutkulu bir aşkın başlangıcı olacaktır. Poppy’nin kalbi, James'in gizemli dünyasına dokundukça daha hızlı atmaya başlar.

Julia Quinn’in benzersiz kaleminden Öteki Bayan Bridgerton ile romantizm ve maceranın doruklarına varacaksınız.

12 Eylül 2023 Salı

Monica McCarty – Highland Guard Serisi 10 - Vurucu


İngilizce Adı: The Striker

Seri: Highland Guard Serisi 10

Basım Tarihi: 2023

Yayınevi: Nemesis

Sayfa Sayısı: 432

Çeviri: Aslıhan Sevimli

Konusu:

Eoin MacLean, altı yıl önce hayatının en büyük ihanetine uğrar. Bu, Robert Bruce’u ezici bir yenilgiye sürükleyen ve Eoin’i de kalbine hükmeden kadından mahrum bırakan bir felakettir. Eoin, düşmanına âşık olmanın bedelini ödemiş, Margaret MacDowell için hissettiği sahiplenici arzu ile kralına duyduğu sonsuz sadakat arasında bölünmüştür. Yetenekli savaşçı, ayartmaya boyun eğmenin, Bruce’un bağımsızlık davasını nasıl sekteye uğratacağını öngöremez. Aradan geçen altı yılın sonunda Bruce, direnen son kalelere meydan okumaya hazırlanır. Böylece Eoin de bir zamanlar çok sevdiği kadından ve onun tüm klanından intikam alma şansını yakalar. Ancak cesur ve güzel Margaret, onları sonsuza dek birleştirecek bir sürprizi açıkladığında her şey değişir. Artık ikisi de aşklarının, uğruna savaşmadan bitmesine izin vermeyecektir.

3 Ağustos 2023 Perşembe

Monica McCarty – Highland Guard Serisi 6 - Çaylak


İngilizce Adı: The Recruit

Seri: Highland Guard Serisi 6

Basım Tarihi: Mayıs, 2020

Yayınevi: Nemesis

Sayfa Sayısı: 448

Çeviri: Gökçe Müderrisoğlu Aktaş

Konusu:

Tutkulu ve cesur bir savaşçı olan Kenneth Sutherland gerçek bir şampiyondur.

Savaşmakta yetenekli ve kazanmak için daima istekli olan Kenneth, hayatının en büyük meydan okumasına sonunda hazırdır: İskoçya kralının gizli ordusunda bir yer edinecek ve kusursuz bir savaşçı olduğunu ispatlayacaktır. Zafer çok yakındır fakat masum güzelliğiyle dikkatini çeken genç bir kadın yüzünden her şey tepetaklak olmak üzeredir.

Mary teslimiyetinin sadece bir gece süreceğine dair kendine söz verir. Kenneth Sutherland ile geçireceği tek bir gece: Söz yok, kalp kırıklığı yok… Zorlukla kazandığı bağımsızlığından vazgeçmeyeceğine yemin eden genç kadın, kaderinin kontrolünü elinde tutmaya kararlıdır. Ancak her nazik dokunuş ve kalp atışlarını hızlandıran her öpücük, Kenneth’a karşı koymasını imkânsız hale getirir ve Mary daha fazlasını istemeye başlar. Cesur savaşçının kalbini kazanmaya kararlıdır, ancak aşkı uğruna bağımsızlığından vazgeçebilecek midir?

Monica McCarty - Highland Guard Serisi 4 - İhanet


İngilizce Adı: The Viper

Seri: Highland Guard Serisi 4

Basım Tarihi: Kasım, 2014 (Koridor)
Ocak, 2020 (Nemesis)

Yayınevi: Koridor, Nemesis

Sayfa Sayısı: 440

Çeviri: Belgin Selen Haktanır (Koridor)
Gökçe Müderrisoğlu Aktaş (Nemesis)

Konusu:

Uğruna savaştığı adaletin pençesinde kalmak mı, yoksa onu alev alev saran tutkuya esir olmak mı?

Muhafızlar arasında soğukkanlılığı ve gizli görevlerdeki ustalığından dolayı “Yılan” lakabı ile anılan Lachan MacRuairi güvenilmesi zor biridir. Sadakatini yıllar önce yitirmiş, kayıtsızlığı ise acı bir ihanetle mühürlenmiştir. Ancak Lachan, Bella MacDuff’ı kaçırıp onu kralın taç giyme törenine ulaştırmakla görevlendirildiğinde her şey değişir. Kibirli görünümüyle kontes, onun yeniden aşık olmama yeminini tehlikeye atacaktır.

Tutkulu ve fedakar bir kadın olan Bella, tacı Bruce’a giydirerek hem İngiltere kralına hem de kocasına meydan okuyunca bunun bedelini ağır bir şekilde öder. Kızını ondan uzaklaştırırlar, artık kısıtlanmış olan özgürlüğü de elinden alınmıştır. Barbarca mahkum edildiğinde çocuğunu geri almak için tüm varlığını ortaya koyar, ne var ki bu, çelik bakışlı acımasız savaşçıya ruhunu açmak anlamına gelecektir.

Not: Kitap 2018 yılında Nemesis Kitap'tan serinin ilk kitabından itibaren yayınlanmaya başlanmıştır.